Bir Delinin Güncesi0 yorum var - 13 Ekim 2007 14:49Aşk bazen kendisine bir gül verip geri çekilebilmesini bilmektir... Tutsak etmektir kendini kendi içinde ona yansıtmamaktır... yenilgiyi kabullenmektir onun sevgisi için... Onun kalbine saygı duymak hayatını karıştırmamaktır... Seçimlerine saygı duyup ... içine gömüp yola devam etmektir... Eğer onu engellersen yolunu kendin çizmeye kalkarsan bu aşk değildir... Aşk aslında kendi ölümünü seçmektir yaşam ve ölüm arasındaki seçimdir... Eğer aşık değilsen bunu anlıyamazsın... Aşk ona sahip olmak değildir özgürlüğüne seçimlerine saygı duymaktır... Bazen uzaktan bir merhabadır... Bazen kollarında olan sıcaklıktır... Bazen bazen hayatından çekip gitmektir... Kendisine bir gül vererek.... Kalp Agrısı degil bizim çektigimiz sevgi deil bizim hissettigimiz biz seversek tek severiz o kadar büyütürüzki içimizde baskasına yer olmaz gönlümüzde her zaman antika her zaman nato-mermer nato kafa olucaz her zaman kullanılıcaz belki ama biz dogrusunu yapıoruz uslanmıcaz 0 yorum var - 13 Ekim 2007 14:47Bir aşk için yapabileceğin her şeyi yaptığına inanıyorsan ve buna rağmen hala yalnızsan, için rahat olsun. Giden zaten gitmeyi kafasına koymuştur ve yaptıkların onun dudağında hafif bir gülümseme yaratmaktan başka hiçbir işe yaramayacaktır. Sen kendini paralarken o her zaman bahaneler bulmaya hazırdır. Hani ağzınla kuş tutsan "Bu kuşun kanadı neden beyaz değil?" diye bir soruyla bile karsılaşabilirsin.. iki ucu keskin bıçaktır bu işin. Yaptıklarınla değil yapmadıklarınla yargılanırsın her zaman. Bu mahkemede hafifletici sebepler yoktur. İyi halin cezanda indirim sağlamaz. Sen, "Ama senin için şunu yaptım" derken o, "şunu yapmadın" diye cevap verecektir. Ve ne söylesen karşılığında mutlaka başka bir iddiayla karşılaşacaksındır. Üzülme, sen aşkı yaşanması gerektiği gibi yaşadın.Özledin, içtin, ağladın, güldün, şarkılar söyledin, düşündün, şiirler yazdın. "Peki o ne yaptı" deme. Herkes kendinden sorumludur aşkta. Sen aşkını doya doya yaşarken o kendine engeller koyuyorsa bu onun sorunu. Bir insan eksik yaşıyorsa, ve bu eksikliği bildiği halde tamamlamak için uğraşmıyorsa sen ne yapabilirsin ki onun için? Hayatı ıskalama lüksün yok senin. Onun varsa, bırak o lüksü sonuna kadar yaşasın. Her zamanki gibi yaşayacaksın sen. "Acılara tutunarak" yaşamayı öğreneli çok oldu. Hem ne olmuş yani, yalnızlık o kadar da kötü bir şey değil. Sen mutluluğu hiçbir zaman bir tek kişiye bağlamadın ki....dimi! Epeydir eline almadığın kitaplar seni bekliyor.Kitap okurken de mutlu oluyorsun unuttun mu? Kentin hiç görmediğin sokaklarında gezip yeni yaşamlara tanık olmak da keyif verecek sana.Yine içeceksin rakını balığın yanında. Üstelik dilediğin kadar sarhoş olma özgürlüğü de cabası.... Sen yüreğinin sesini dinleyenlerdensin ve biliyorsun aslolan yürektir.Yürek sesi ne bilmeyenler, ya da bilip de duymayanlar acıtsa da içini unutma; yasadığın sürece o yürek var olacak seninle birlikte. Sen yeter ki koru yüreğini ve yüreğinde taşıdığın sevda duygusunu. Elbet bitecek güneşe hasret günler. Ve o zaman kutuplarda yetişen cılız ve minik bitkiler değil, güneşin çiçekleri dolduracak yüreğini... bizim hayatı ıskalama lüksümüz yok ikizim.. ;) |